Ana içeriğe atla

Kayıtlar

MEDENİYET VE PEDAGOJİ TARİHİ ÖNSÖZ Bu kitap, okunup ezberlenmesi ve öğrenilmesi için değil, insanlığın en başından itibaren adım adım bugünkü seviyeye nasıl geldiğini göstermek, o günlerden günümüze kalan ve hala yaşamakta olduğumuz o dönemden kalan kültür ve bilim unsurlarını göstermek yanında nasıl geliştiğinin anlamasına çalışılması için yazılmıştır. Pedagoji bakımından da dört temel amaç güdülmüştür: Bunlardan birincisi her devirde her millet kendi çocuklarının ahlaken, dinen, ilmen en iyi şekilde yetişmesi için neleri ve nasıl yaptığını ortaya koymak, ikincisi ise eğitimcilerin toplumu ilerletmesi için ne gibi gayretler sarf ettiğini ortaya koymak, üçüncüsü ise önceki pedagogların ortaya koyduğu fikirlerden günümüze kadar nelerin geldiğini belirtmek, dördüncüsü ise öncekilerin neler düşündüğünü ve neler yaptığını ortaya koyarak yeni oluşturulmak istenen düşüncelerin daha önceden düşünülüp uygulanıp uygulanmadığı hakkında bilgi vermek istenmiştir. Bu anlamda sık sık eğitim...

İKİNCİ KİTAP: MEDENİYET VE PEDAGOJİ TARİHİ

İKİNCİ KİTAP: MEDENİYET VE PEDAGOJİ TARİHİ  MEDENİYET VE PEDAGOJİ TARİHİNE GİRİŞ Medeniyet mi pedagojiyi, pedagoji mi medeniyeti yaratmıştır? münazarasının kazananı ve kaybedeni ancak bu kitap bütünüyle okunduğunda okuyucu tarafından takdir edilecektir. Pedagoji tarihi, esas itibarı ile medeniyet tarihidir. Zira medeniyete ilişkin bütün yaşama standartlarını icat eden, keşfeden ve geliştiren insanlar daha en başında doğayı, olayları, kendinî ve diğer insanları doğru okuyan ve yazan insanlardır. Hatta tesadüfleri bile değerlendirebilmek ve bundan sonuç çıkarmak, elde ettiği sonuçları geliştirmek de insana mahsus bir yetenektir. Allah, kâinatı her ne yolla yarattı ise de Dünya”yı bir taş, toprak ve kaya yığını hâlinde yarattığı muhakkaktır. Bu taş ve kaya yığınını güzelleştirmek, düzgünleştirmek ve yaşanabilir hâle getirmek için de güneş, hava ve su gibi en elzem unsurları yarattıktan sonra bitkileri, hayvanları ve en sonunda da insanı yaratmış olmalıdır.  Bitkiler ...
ZEKÂ KURAMLARININ ELEŞTİRİSİ VE KÜRESEL ZEKÂ KURAMI BİRİNCİ KİTAP Dr. Nusret ALPEREN 2016 Kahramanmaraş Bu çalışmamı beni fedakârca yetiştiren anneme, babama ve bütün öğretmenlerime ithaf ediyorum. Bütün hakları yazarına aittir. Kaynak gösterilerek kısmen alındı yapılabilir.

1-19 BİRİNCİ KİTAP ZEKÂ

S, 1-18  BİRİNCİ KİTAP ZEKÂ Dil söz konusu olduğunda öncelikle zekâdan söz edilmezse dil eğitiminde ve öğretiminde isabetli yöntemlerin ve tekniklerin bulunması, oluşturulması ve belirlenmesi mümkün olmayabilir. Konumuz başlı başına zekâ olmamakla birlikte zekâya genel olarak göz atmakta fayda vardır. Çünkü dil,  zekânın hem ürünüdür ve hem de yeteneklerinden biridir. Zekâ, dili oluşturur, dil de zekâyı çalıştırır. 1. TANIMLAR Zekâ; insanın düşünme, akıl yürütme, objektif gerçekleri algılama, yargılama ve sonuç çıkarma yeteneklerinin tamamı. (Türkçe Sözlük). Zekâ, bazı uzmanlar tarafından aşağıdaki şekillerde tanımlanmıştır: (Tanımların tamamı için kaynak: Toker) Zekâ; iyi akıl yürütme, iyi hüküm verme ve kendi kendini eleştirme kapasitesidir (A. Binet). Zekâ, bireyin düşüncesini yeni durumlara bilinçli olarak uydurma yeteneğidir (W. Stern).   Zekâ, gerçek ya da olgular açısından iyi tepkilerde buluna­bilme yeteneğidir (E.L. Thorndike). ...